Wednesday, October 22, 2008

son dört satır

Tüm söyleyeceklerini söylemişti Ziya.

Hayatı algıladığı kadar acı çeker insan
Algıladıklarımın hiçbirini
Algıladığım derinlikte anlatamadım.


Ziya çok önce yazmıştı bu satırları.
O zamanlar tren hızla süzülürken
Sonabaharın üç rengi arasından,
İçindeki derin sızları demler bir yandan
Ama bir yandan da umut ederdi.
Nemli gözleri
Yakalardı kirli camdan:
Beklenmedik dördüncü rengi.

Birisi gelecek
Ya da bir gün
Kanatlanıp bütün renkler
Gökten usul süzülecek.


Umardı:
Ziyanın karası
Ziyanın üstüne sinmiş
Derisine yapışmış siyahı
Bir damla leylak rengiyle
Belki biraz açık eflatunla değişecek.

Traş olurken kestiği yüze aldırmazken
Ve tren yolculuklarına bir kaç üç yıl
Usunda ise kısa bir yüz yıl uzakken
Kesik derin olsa da
Kanı koyu,
Pıhtıya çalmış mattı.

Ziya mırıldandı...

Ama mırıldandığı son dört satırı

Bu kez yazmadı.

[ekim 2008]

No comments: