Tıkabasa kendisiyle doluydu
Ve bomboştu içi!
Sabah uyanınca
Yağsız kuş sütü içer,
Eşit irilikte seçtirip
Gümüş tabağa dizdirdiği
Kuş üzümlerini yerdi…
Yüzü ince beyaz
Ve fakat ifadesiz bir renkteydi.
Öğlene kadar çoğunlukla ayna karşısında
Bu boş yüzü,
Arada da
Her geçen gün biraz daha inceltmeye çalıştığı
Bedenini seyrederdi.
Yazik ki
Narinlik elbisesi
Ona yaradılışla bahşedilmiş değil
Üzerine sonradan zorla geçirilmişti…
Aklı fikri
Söküğü asla kapanmayan bu elbisenin
Zaten tutmayan ütüsündeydi…
Aksam çökerken üzerini değiştirir,
Renk tutmayan yüzündeki
Makyajı yenilerdi.
Daha ne yapsındı,
Hayat işte bunlardan ibaretti…
Daha başka
Ne olabilirdi ki?...
[10 Aralık 2007]
Friday, December 14, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment