Okyanuslar...
Köprüler...
Soğuk hiç ummadığı bir anda yakalar insanı.
Nemli havanın rüzgarı
Deler bedenlerimizi.
Sık ormanlar
Dik yamaçlardan agaç agaç iner kıyıya
Dalgalrın vurdugu yer
Kelliktir oysa.
Saniyeler bölünür onlara
Saliseler olur
Saliseler bölünür binlere
Ve derimiz yaşlanır,
Ve etimiz
Ve biz yaşlanırız.
Yaşam bazen
Sert ve kuru bir lokmayı yutmak gibidir:
Bir sonraki nefes için
Gözlerden birer damla yaş gelir,
Ama topraga damlayan her yaş
Ormana bir yaprak daha verir.
Okyanuslar böyle büyür işte...
Yudum yudum biz içtikce hayatı
Ve ağaçlar büyüdükçe daha yeşile.
Ya köprüler...
Ne kadar uzun olabilir...
Agaçlar arasından ve okyanuslar üzerinden uzayan?
Bizim gibi...
Biz yaptıkça...
Bizim kadar...
[13 Kasım 2007], özlemle...
Monday, November 12, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment